Kategori 'Kadın Sağlığı'

Selülitiniz Kaçıncı Evrede???

selülit

Selülitiniz Kaçıncı Evrede???

SELÜLİTİNİZ olup olmadığını ve selülitlerinizin ne kadar ilerlediğini anlamak istiyorsanız aşağıdaki evrelere bir göz atın.

*Evre 0: Cildinizi sıkıştırmanız durumunda dahi portakal görünümünün oluşmaması.

*Evre 1: Cildinizi iki parmağnız yardımıyla sıkıştırdığınızda portakal kabuğu görünümünün olması.

*Evre 2: Ayakta durduğunuz zaman gözlemlediğiniz portakal kabuğu görünümünün yattığınız zaman kaybolması.

*Evre 3: Yattığınız zaman bile portakalk görünümünün kaybolmaması.

*Ağrılı Evre: Artan tıkız doku sinirler üzerinde baskı yapar ve selülitler bu aşamada ağrılı hale gelir.Selülitleriniz bu aşamaya gelmeden mutlaka gerekli önlemleri alın.

Yorum Yazın 12.11.2008

Göğüs Kanseri ve Nedenleri

kaner

Göğüs Kanseri ve Nedenleri

MEME KANSERİ NEDİR ?
Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan

oluşur. Bu süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, yukarıda tanımladığımız

şekilde, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek

çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir.

MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ NEDİR ?
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü

biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan

kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu

faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları

olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine

yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk

faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan

kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.

Meme kanserine yakalanma riskini artıran faktörleri kısaca şu şekilde

sayabiliriz;

Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan

kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir. Diğer bir deyimle, yaşı 50 yaş üzerinde

olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan

kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın,

mutlaka yılda bir defa hekime baş vurarak muayene olmalı ve mamografi dediğimiz

meme filmini çektirmelidir.

Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi

olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre

3-4 kat daha fazladır.

Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında meme kanserine

yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre

daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir

kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha

fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir. Bu şekilde sorunları

olan kadınlar, meme kanseri genetik danışmanlığının yapıldığı kliniklere baş

vurarak risklerini hesaplattırmaları gerekir. Eğer aile geçiş riski yüksek

bulunursa, genetik testi yaptırmalıdırlar. Vakfımız polikliniğinde bu hizmet

verilmektedir.

Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile

biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser olmayan

iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda

artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir. Örneğin, yapılan

bir biopside, çıkartılan kitlenin patolojik incelemesi sonucu atipik hiperplazi

tanısı konmuş kadınlarda ( bu tamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri

gelişme oranı normal kadınlara göre daha fazladır.

Fertil çağ süresi: Adet görmeye erken başlanması, menepoza geç girilmesi,

fertil cağı uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi

altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır. Erken menopoza giren

kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde

azalmaktadır. Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme

kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.

Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30

yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce

doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif

yükselmektedir

Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi yüksek

olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu ailelerin kızları

daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye

başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha

geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarak

fertil çağın erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler sebep olarak

sayılabilir. Ayrıca bunların dışında başka faktörler de rol almaktadır.

Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen

tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır.

Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalp hastalıklarında ve osteoporoz

gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, menopoz yakınmalarının

azaltılması amacı ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim

kontrolu altında yapılmalıdır.

Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşler olmakla

birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce doğum

kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan

kalkmaktadır.

Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre

risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadının

meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır.

Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması önerilmektedir.

Sigara: Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat, genel

sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir. Şişmanlık ve yağlı

beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda

meme kanserine yakalanma riskini artırdığı gözlenmiştir. Özellikle, doymuş

yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla

alınmasının bu riski artırdığı ileri sürülmüştür.

Yorum Yazın 15.10.2008

Diş Etlerinde Oluşan Hastalıklar

 

Çoğun İnsan Diş eti Sağlığından haberi yok ve diş etlerine gereken ilgiyi ve önemi vermemekte ancak diş etlerinde meydana gelen sağlık sorunu çok önemli bir sorun olmayı teşkil ediyor.

Dişler düzgün temizlenmediğinde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bakteri plağı dediğimiz bu püremsi birikintiler, diş çürüklerinin ve dişeti iltihaplarının baş sorumlusu olup, zamanla tükürüğün çökelmesi sonucu diş taşlarını oluştururlar.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 22.08.2008

Menepozun belirtileri ve öncesinde yapılması gerekenler


Çogu kadının ilerleyen yaşlarında korkulu rüyası olan menopozdan bi nebzede kurtulmak için erken teşhis yapabilirsiniz yazımızı baştan sona okuyarak nasıl yapıldığını görebilirsiniz.
Menopoz döneminde doÄŸurganlık çağı bitmekte ve overler fonksiyon bakımından saf dışı olmakta, kadın için doÄŸurganlığın ortadan kalktığı yeni bir çaÄŸ baÅŸlamaktadır. Genelde olayın ortaya çıkmasının nedeninin overin yaÅŸlanması olduÄŸu kabul edilmektedir. Sonuçta kadın östrojen metabolizmasında azalma görüldüğünden, bu sürede görülen belirtilere “östrojen yetersizliÄŸi sendromu” da denilmektedir.
Genellikle bu devre 40 ile 60 yaÅŸ arasındadır. Menopoza girme yaşı toplumdan topluma deÄŸiÅŸiklik göstermektedir. GeliÅŸmiÅŸ toplumlarda çeÅŸitli çevresel etkilerin bu yaşı etkilediÄŸi kabul edilmektedir. Ülkemizde bu yaÅŸ 46,5-47 civarındadır. Kadınların yaÅŸamını 1/4, 1/3′lük kısmı menopozda geçmektedir. Ortalama yaÅŸam süresi tüm dünyada uzamış olduÄŸundan bu dönemde koruyucu hekimliÄŸine çok iÅŸ düşmektedir.
Kadınlarda 40 yaştan sonra her 5 yılda bir tam fiziki muayene, yıllık meme ve jinekolojik muayene, pap-smear testi, gerekirse cinsel yolla bulaşan hastalıkların taraması yapılmalıdır.
40′lı yaÅŸlarda bir TSH ölçümü yapılmalı ve 60 yaÅŸtan sonra 2 yılda bir tekrarlanmalıdır.
50′li yaÅŸlardan sonra gaitada gizli kan bakılmalıdır. Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 05.07.2008

Seks isteÄŸi doÄŸumdan 3 ay sonra geliyor

Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, doğum yapan kadında seks isteğinde azalma olabileceğini, isteğin 12’nci haftadan sonra eski haline dönebileceğini söyledi. Ünlü’ye göre, bunun nedeni emzirme döneminde yükselen süt hormonu.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Cihat Ünlü, doÄŸumdan sonra kadınların cinsel isteÄŸinde azalma olabileceÄŸini, bunun hormonal bir durum olduÄŸunu ve isteÄŸin üç ay sonra gelebileceÄŸini söyledi. Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 20.06.2008

Önceki Yazılar



Gizlilik Politikasi